İstanbul Sözleşmesi, hayatın her alanında olduğu gibi spor alanında da oldukça büyük bir önem taşıyor. Peki İstanbul Sözleşmesi neden bu kadar önemli?

11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzalanan İstanbul Sözleşmesi’ni onaylayan ilk ülke Türkiye oldu. Uluslararası bir belge olan ve imzacı ülkeler için bağlayıcılığı bulunan Sözleşme, kadın hakları açısından dönüm noktası olarak kabul edilebilecek bir öneme sahip. Tam adı ‘Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ olan bu sözleşme kadınları koruyarak kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmayı amaçlar.

Bu sözleşme sanılanın aksine kadının beyanı esas alarak erkeği mağdur etmez, kadının beyanını esas kabul ederek ek bir delil aranmadan kadının korumaya alınmasını temin eder. İstanbul Sözleşmesi yalnızca fiziksel değil, tehditlerle psikolojik bütünlüğü bozmaya yönelik girişimleri de cezalandırılmasını ve yasal tedbirlerin alınmasını temin eder.

Spor da hayatın içerisinden kopuk bir alan değildir. Spor alanının içerisinde kadına yönelik şiddetin olmadığını var saymak ütopik bir yaklaşım olur. Toplum içerisinde kadını korumayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi, spor alanındaki kadınların da şiddet mağduru olmaması için zaruridir.

Bunların yanı sıra İstanbul Sözleşmesi, kadın ve kız çocuklarının spora katılımının da önünü açmaktadır. Toplumsal cinsiyet kalıplarını yıkan ve kadın- erkek eşitliğini vurgulayan Madde 12’de yer alan ‘Taraflar kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı ön yargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesine yardımcı olacak tedbirleri alacaklardır.’ ifadeler sporun cinsiyetlendirilmesini de ortadan kaldırmaktadır.

İstanbul Sözleşmesi Madde 14 ile (yaygın eğitimin yanı sıra, spor, kültür ve eğlence tesislerinde ve medyada yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirleri alacaklardır) kadın ve kız çocuklarının spora katılımını arttırmayı hedeflemektedir. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi tarafları, kadınların güçlendirilmesine ilişkin politikalarını yaygınlaştıracağını ve etkili bir biçimde uygulayacağını da temin eder. Kadınların ve kız çocuklarının güçlenmesindeki en önemli araçlardan bir tanesi de spordur.

Bütün bunlar göz önüne alındığında İstanbul Sözleşmesi’nin spor alanında da ne kadar büyük bir önem taşıdığı ortaya çıkmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Haberlere Göz Atın

Yaşamını Yitirenlerin Anısına…

Kaç gündür ülkece felaketi yaşıyoruz. Depremler, yıkımlar, ulaşmayan yardımlar ve kayıplar… Kabullenmesi,…

Spor Alanında Bir Cinsel Şiddet Nasıl Bu Kadar Uzun Sürebildi?  Neden Kimse Bir Şey Yap(a)madı?

Larry Nassar vakası, uluslararası spor alanı için sadece kriminal bir vaka değil,…

Kadın Sporcularda Östrojen ve Testosteron Miktarının Ödül ve Motivasyon Mekanizmasındaki Etkisi

Hormonlar sadece sıradan kimyasallar değil, aynı zamanda spor performansımızı yönlendiren büyük oyuncular.…

Spordaki Eşitsizlikleri Bir Kez Daha Yüzümüze Vuran Yıldız: Brittney Griner

Tüm zamanların en yetenekli basketbolcuları arasında gösterilen, iki olimpiyat altın madalyası bulunan…