Group of women and female coach, hugging on soccer field.

Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliğini birçok yerde görebiliyoruz. Bunlardan bir tanesi de spor alanında özellikle kadınların yaşadığı taciz. Yazılı ve görsel medyada sık sık cinsel taciz vakalarıyla karşılaşsak dahi çok fazla araştırma bulunmuyor.

Taciz kadın sporcuların spor yaşamlarında en fazla karşılaştığı sorunlarından sadece biri. Kadın sporcular yaşadıkları bu tacizden sonra kimi zaman fiziksel ve ruhsal olarak etkilenirken kimi zaman da yaşadıkları bunalım onları spor hayatını bırakma noktasına dahi getiriyor. 

Ülkemizde genellikle antrenör, hakem ve yönetici kademelerinin erkeklerin elinde olması kadınların bu mevkilerde sayısal olarak daha az görev alabilmelerine yol açıyor. Alt- üst ilişkisi önem taşıyor. Antrenör ve sporcu arasındaki güç ilişkisi ve bağımlılığın olması da cinsel tacize zemin oluşturabiliyor. Bundan dolayı erkeklerin de bu konumlarını bir güç aracı olarak kullandığını görebiliyoruz.

Özellikle spora erken yaşta başlamış kişilerde ailelerini, antrenörlerini ve eğitimlerini gerçekleştirdiği kişilere “eti senin kemiği bizim gibi’’ ifadelerde bulunabiliyor. Bu cümle eğiten kişiye sanki karşıdaki sporcuya istediğini yapabilme hakkı veriyor gibi, “ben senin abin sayılırım, ne olacak” gibi ifade kalıplarının da sıkça kullandıklarını ifade eden bir çok kişi bulununuyor.

Araştırmalar Ne Diyor?

Spor noktasında cinsel  taciz araştırmaları 2000’li yıllarda sıklaşmış olsa dahi hala çalışmaların azlığı gözden kaçmıyor. 2002 yılında yapılan bir araştırmaya katılan 356 kadın sporcunun yer verdiği ifadelerde 200 kadın; seyirci, erkek takım arkadaşları ve antrenörleri tarafından cinsel tacize uğradıklarını belirtiyorlar. Yıldız’ın (2009) yaptığı araştırmada ise dikkat çeken 96 kadın sporcudan 64’ü spor yaşamlarında en az bir kez cinsel taciz ve istismara maruz kaldıklarını belirtmişler. 2014 yılında yapılan bir araştırmada ise beden eğitimi ve spor bölümünde okuyan kadın öğrencilerin cinsel taciz deneyimleri araştırılmış ve sonucunda 170 kadının %14,7’sinin cinsel taciz mağduru oldukları belirlenmiş. (Yücel ve diğ., 2014). Araştırma sayılarının artarak, nitelikli verilerin toplanması ve tacizi önleyici politikaların geliştirilmesi, eğitimler verilerek farkındalık kazandırılması bu noktada önem kazanıyor. Bundan dolayı kadın sporcuların maruz kaldıkları olayları rapor edebilecekleri güvenli bir ortam oluşturulması gerekiyor. Kadınların sağlıklarını iyileştirmeye ve korumaya yönelik gerekli destekler spor kurumlarının sorumluluğu altında incelenerek ele alınmalı.

Spor odasında, soyunma odasında, masaj odasında, spor seyahatlerinde, kamplarda, antrenör odasında bu tacizlerle sıkça karşılaşıyorlar. Bu tacizlere genelde iltifat etmeye çalışma, ısrarlı şekilde sorulan sorular, fiziksel olarak zorlanmak, cinsel içerikli mesajlar gönderilmesi, bakışlarla bu davranışları gerçekleştirdikleri belirlenmiş. Bir araştırmada, sporcuların cinsel tacize maruz kaldıklarında verdikleri tepkilere şu şekilde yer verilmiş; “46 kadın şaka gibi algılayıp yok saymış, 47 kadın yapmamasını söylemiş, 25 kadın  fiziksel olarak tepki göstermiş, 4 kadın korkudan bağırmış, 7 kadın çevredekilerden yardım istemiş, 40 kadın ortamı terk etmiş, 33 kadın önemsememiş ve 8 kadın ise resmi şikayette bulunmuş.”

“Cinsel tacize maruz kalan sporcu kadınların resmi şikayette bulunmama nedenleri yapılan araştırmalarda ise şu şekilde belirtilmiş; 7 kadın çok korktuğunu, 9 kadın spordaki geleceğinin etkilenmesinden korktuğunu, 6 kadın takımdan uzaklaştırılmaktan korktuğunu, 37 kadın herhangi bir şey yapılacağına inanmadığını, 19 kadın başkalarının duymasından korktuğunu, 18 kadın inanılmayacağından korktuğunu, 54 kadın uzatmak istemediğini, 6 kadın anlatmaya utandığını, 13 kadın cinsel taciz olup olmadığından emin olamadığını, 9 kadın başvurabileceği bir yer olmadığını ve 6 kadın alıştığını, çok sık olduğunu belirtmişler.’’

Karşılaşılan bu durumlarda sporcular belirli bir yaptırımın uygulanması gerektiğini ve şikayette bulunduklarında isimlerinin gizli kalması gerektiğini belirtiyorlar. Hakları konusunda bilgilendirilerek ‘diğer sefer olmaz, kapat konuyu’ diyerek arabulucuk yapılmaması gerektiklerini de belirtiyorlar. Spor kurumlarında cinsel tacizi önlem politikaları, spor ortamlarının bütün bireyler için güvenilir olmasına ve özellikle sporcuların güvenli bir ortamda performanslarını sergileme fırsatı bulmalarına olanak vermesi noktasında önem kazanıyor. Önleyici politikalarla birlikte taciz sonrası başvurulacak bir yapının gerekliliğine de dikkat çekiyorlar. Ülkemizde bu tür politikaların yapılabilmesi için öncelikle spor camiası kavramını camia anlamında uzaklaştırarak antrenör ve sporcuların bağlı oldukları kurum gibi görülmesi gerekiyor.

Sosyal Medya Üzerinde Gerçekleştirilen Taciz

Sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen tacizin beş yıl içerisinde iki kat daha fazla arttığını görebiliyoruz. Twitter, İnstagram ve diğer sosyal ağlarda ‘kadınların görünüşlerinden dolayı spor yapamayacakları, spor haklarının sorgulandığı’ görülmektedir. Görünüşlerinden dolayı ‘davetkar’ olduğu ve daha kapalı giyinmeleri gerektiğine dair yorumları sıkça aldıklarını belirtiyorlar. Spor performansını eleştirmeleri, kökenlerinin sorgulanması ve ırkçılığa da çok fazla maruz kalabiliyorlar. Bir sporcu; “Instagram paylaşımında ‘kadınlar böyle görünmemeli’ yorumunu aldı, bir başkasına “çok uzun” olduğu söylendi ve bir diğeri de “büyük omuzlara” sahip olduğu için olumsuz yorumlara maruz kaldı.

Bir jokey ise attan düştükten sonra bir kullanıcı tarafından, “Sen önemli değilsin, umarım ata bir şey olmamıştır. O atta bir erkek olmalıydı” yorumunu aldığını söyledi. Twitter üzerinde ise “giydiğin şorta bak dinden imandan çıkarırsın adamı’’ gibi ifadelere çok sık karşılaşıyorlar.

KAYNAKÇA

Gündüz N, Koz M, Fedai T, Sunay H, Ersöz G. (2002). Türkiye’de değişik spor branşlarındaki elit kadın sporcuların karşılaştıkları cinsel taciz olaylarının araştırılması Spor Bilimleri Dergisi, 6(1), 95-108.

KASFAD (Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği. (2012). Kadınların Spor ve Fiziksel Aktiviteye Katılımı. Ankara.

Özen G, Emir E, Koca C. (2018). Türkiye’de Sporcuların Cinsel Taciz Algıları ve Deneyimleri, Hacettepe Spor Bilimleri Dergisi

 Yücel AS, Korkmaz M, Karataş Ö, Hergüner G, Yaman Ç, Çatıkkaş F. (2014). Determination of sexual harassment and abuse women athletes face in sports: A case study. South Asian Journal of Experimental Biology, 4(3), 133-140

II. Dünya Spor Bilimleri Araştırma Kongresi Tam Bildiri Metni, Celal Bayar Üniversitesi

İNTERNET KAYNAKÇASI

https://www.gercekgundem.com/spor/204129/kadin-sporculara-sosyal-medyada-tacizler-2-kat-artti

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Haberlere Göz Atın

Kadın ve Erkek Tenisinde Gelir Eşitsizliğine Karşı Atılan Adımlar

Cinsiyet temelli gelir eşitsizliği, sporun adalet ve eşitlik ilkelerine aykırıdır, aynı zamanda…

Diana Nyad: “Hayallerinin Peşinden Koşmak İçin Asla Çok Yaşlı Değilsin”

“Yok canım kaç yaşında, ondan geçti o işler.” Bu cümlenin çoğu zaman…

Kadın Yarışabilir Mi? Pierre Coubertin Alice Milliat’a Karşı

İlk Modern Olimpiyat, 6-15 Nisan 1896 tarihleri arasında Atina’da Uluslararası Olimpiyat Komitesi…

Reklamlarda Kadın Erkek Eşitsizliğinin İzini Sürmek 

Judith Butler, kendimizi tahayyül edişimizin başlangıcının var oluşumuzdan çok önceye uzandığını öne…